www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > Akademik / Mesleki Gruplar > Diş Hekimi / Eczacı

5870 (1 Kayıtlı Ve 5869 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 04-22-2011, 21:34   #1
aerol
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 06.05.10
Mesajlar: 2.647
Tecrübe Puanı: 654
aerol is just really niceaerol is just really niceaerol is just really niceaerol is just really nice
Standart Eczaneler pazar günleri niye açık değil? E.Aköz

Eczaneler pazar günleri niye açık değil? Geçen yıllarda ortaya basit bir soru atmıştım: "Eczaneler neden pazar günleri kapalıdır?" (Buna bağlı olarak: Neden insanlar nöbetçi eczane aramak zorunda bırakılır?)
Bu sorunun "mesleğin özellikleri ve ticaretin gerekleriyle" ilgili tatmin edici bir cevabı var mı? Yok! Varsa da ben duymadım.
Sadece ve sadece Eczacılar Odası öyle istediği için yapılan bir uygulama bu...
Eczacılar Odası böyle de, benzeri diğer kuruluşlar farklı mı? Eskiden sadece eczaneleri değil, diğer dükkanları, örneğin bakkalları da pazar günü kapatırdı devlet.
Nüfus artıkça ve sivil siyaset güçlendikçe bu uygulama kaldırıldı.
Ancak odaların, baroların, birliklerin hegemonyaları ve dolayısıyla tuhaf uygulamaları sürüyor.
***
Eczane örneğini bir kez daha aklıma getiren 'Liberal Düşünce Topluluğu'nun (LDT), 'Uluslararası Sivil Toplumu Geliştirme Derneği'nin desteğiyle yaptığı çalışma oldu.
Temel soru şu:
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları... (Örneğin Barolar Birliği, Diş Hekimleri Birliği, Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu, Mimarlar ve Mühendisler Odaları Birliği, Tabipler Birliği, vd.) Demokrasinin neresinde durmakta?
Bu tip kuruluşların Tek Parti (1923-1946) döneminin korporatist zihniyeti çerçevesinde devlet denetimine alındıklarını biliyoruz.
Tabii bununla yetinilmedi, söz konusu meslek kuruluşlarının devleti (Kemalist Bürokrasiyi, Vesayet Rejimini) desteklemesi de sağlandı.
"Korporatizm" toplumu farklı çıkarlara sahip sınıf ve zümrelere sahip bir toplam olarak görmez. Ona göre toplum, çıkarları birbirini bütünleyen mesleklerden oluşmaktadır.
Bu mesleklerin çatışmadan iş görmesini sağlayan da sözünü ettiğimiz kuruluşlar ve devlettir.
Korporatizm, faşizmin toplumsal temelidir.
***
Sonuçta öyle bir düzen kuruldu ki... Türkiye ağır aksak da olsa serbest piyasa ekonomisine doğru ilerlerken, bu meslek kuruluşları, Orta Çağ'da şekillenmiş bir lonca zihniyeti ile davranmaya devam ettiler.
Sektörde çalışmak için üye olunması zorunlu olan bu kuruluşlar, kendilerini meşrulaştırmak için "Kendimiz için bir şey istiyorsak namerdiz; biz kamu yararını gözetiyoruz" dediler.
Elbette işin içinde belli miktarda kamu yararı var: Sahte doktorların, dolandırıcı avukatların vatandaşı kandırması, büyük ölçüde bu tip kuruluşlar sayesinde engelleniyor.
Peki ya sonra ne oldu?
Kamu yararı yerine, üyelerinin bir kısmının ekonomik ve idari hakları için çalışan birer "menfaat grubu", "çıkar organizasyonu" haline geldiler.
Sağlık alanındaki tartışmalar buna güzel bir örnek. Birliklerin üyelerinin çıkarını nasıl da koruduğunu görüyoruz. Peki ya hizmet alan konumundaki vatandaş? Onun çıkarı ve tercihleri nerede? Hani kamu yararı korunuyordu?
***
Bu kadarla kalsalar yine iyi...
Çoğu kuruluşun, aynı zamanda "Kemalist" bir siyasi çizgi takip ettiklerini de görüyoruz. (Kimi Sağ, kimi de Sol Kemalist.)
Çelişki müthiş: Hem üye olmak zorunlu, hem oda yönetimi siyaset yapıyor.
Bütün elektrik mühendisleri ya da mesela İstanbul'un bütün avukatları CHP'li mi?
Elbette değil. Peki, nasıl oluyor da ilgili kuruluşların, yönetimi ele geçiren ekipleri böyle davranabiliyor?
Bu ve benzeri çelişkilerin giderilmesi, meslek kuruluşlarının ya "siyaset dışı" kalması ya da "rekabete açılması" olması gerekiyor!
AKP'li bir mühendis, MHP'li bir avukat, demokrat bir doktor niye CHP'yi savunan odalara, barolara, birliklere üye olmak zorunda kalsın?
İnanılır gibi değil ama milyonlarca üyesi olan bu meslek kuruluşlar, radar altında kalabiliyor.
Örneğin TÜSİAD ve TESEV'in Yeni Anayasa çalışmalarında etkin rol oynayan Prof. Ergun Özbudun, konuya gereken önemin verilmediğini söylüyor.
Halbuki olay ciddi!
Emre AKÖZ SABAH 22.04.2011
aerol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Emre Aköz yazıları aerol Konuk Yazar 1 02-26-2011 21:46
Asistan Hekimler Yürüyüşü...13 Şubat Pazar houseMD Kongre - Sempozyum - Panel - Organizasyon - Seminerler 1 02-12-2011 22:43
Tuszede niye gitti? cisplatin STETUSKOP Kulisleri / Muhabbet 41 12-19-2009 16:14
Eczaneler Türkiye genelinde cuma günü kepenk indirecek medihaber Diş Hekimi / Eczacı 2 12-02-2009 23:13


Şu Anki Saat: 17:29


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com